Kaza Olduğunda Kimi Suçluyoruz?
Bir işçi elini makineye kaptırdığında ilk tepkimiz ne oluyor? 'Dikkatsizdi', 'Acele etti', 'Kurala uymadı'. Bu, işin kolayına kaçmaktır. Evet, istatistiklere göre kazaların %88'i güvensiz davranışlardan kaynaklanır. Ama asıl soru şu: O işçi neden öyle davrandı?
Belki üretim baskısı vardı, belki ekipmanı rahatsızdı, belki de o davranışı yıllardır yapıyor ve bir şey olmadığı için 'doğrusu bu' sanıyordu. Davranış Odaklı Güvenlik (BBS), işte bu 'neden' sorusunun peşine düşer.
Polis Değil, Dost Gözlemi
BBS'in temeli 'Gözlem'dir. Ama bu, şefin elinde not defteriyle işçiyi denetlemesi değildir. İşçinin, işçiyi gözlemlemesidir. Bir arkadaşınız size 'Baretini takmamışsın' derse, şefinizin demesinden daha etkili olur.
- İsimsizlik: Gözlem formlarına asla isim yazılmaz. Amaç fişlemek değil, veri toplamaktır.
- Cezasızlık: BBS verisiyle kimseye ceza verilmez. Ceza varsa, güven biter, sistem çöker.
- Pozitif Pekiştirme: Yanlışı görünce uyarmak kolaydır. Önemli olan doğruyu görünce 'Teşekkür etmek'tir. 'Eldivenini taktığın için sağ ol, kendini korudun' demek, o davranışı kalıcı kılar.
Kültürü Değiştirmek
BBS, bir günde sonuç vermez. Sabır işidir. Başlangıçta 'Bizi ispiyonluyorlar' direnci olabilir. Ama yönetim, toplanan verilerle sahadaki sorunları çözdükçe (örn: 'Herkes eğilerek yük kaldırıyor çünkü masa çok alçak, masaları yükseltelim'), çalışanlar sistemin onları korumak için olduğunu anlar.
Sonuçta güvenlik, birilerinin zorlamasıyla değil, herkesin içinden gelerek yaptığı bir 'değer' haline gelir. BBS'in nihai hedefi budur: Kimse bakmazken bile güvenli çalışmak.