Yeşil Ekonominin Kirli İşi
Geri dönüşüm, gezegenimiz için harika bir şey. Ama o tesislere gelen 'hammadde' aslında toplumun attığı çöptür. Ve o çöp poşetinin içinden ne çıkacağını asla bilemezsiniz. Kırık camlar, kullanılmış enjektörler, patlamamış spreyler, çürümüş gıdalar...
Geri dönüşüm işçileri, modern çağın madencileridir ama kazdıkları şey toprak değil, tehlikedir.
E-Atık: Zehirli Hazine
Eski bilgisayarları, telefonları parçalamak (Urban Mining) karlı bir iştir. İçinde altın, bakır var. Ama aynı zamanda kurşun, cıva, kadmiyum ve berilyum da var. Bu metaller toz haline gelip havaya karıştığında, soluyan işçinin sinir sistemini, böbreklerini çökertir. E-atık tesislerinde havalandırma, en az bir ameliyathane kadar iyi olmalı, çalışanların kanındaki ağır metal oranları sürekli ölçülmelidir.
Biyolojik Bombalar
Plastik veya kağıt atıkların üzerinde kalan yoğurt artığı, meşrubat kalıntısı günler içinde küflenir, bakteri üretir. Atıklar tesiste karıştırıldığında, havaya milyonlarca mantar sporu ve bakteri (Biyo-aerosol) saçılır. Bunu soluyan işçilerde astım, alerji ve solunum yolu enfeksiyonları görülür. FFP3 maske takmak burada bir tercih değil, zorunluluktur.
Lityum Pillerin İntikamı
Son yıllarda geri dönüşüm tesislerinde çıkan yangınların bir numaralı faili: Lityum-iyon piller. Eski bir oyuncaktan veya telefondan çıkan pil, pres makinesine girdiğinde sıkışır ve patlar. Plastik ve kağıtla dolu bir tesiste bu kıvılcım, saniyeler içinde cehenneme dönüşür. Pillerin kaynağında ayrıştırılması hayati önem taşır.
Ayıklama Bandı Kabusu
Bantta akan çöpleri elleriyle ayıklayan işçiler, her an ellerine bir iğne batması veya cam kesmesi riskiyle karşı karşıyadır. 'İğne batmasına dirençli' özel eldivenler kullanılmalı ve tüm personel Tetanos/Hepatit aşılarını yaptırmış olmalıdır.