Manzara Güzel Ama Risk Büyük
Uzaktan bakınca rüzgar gülleri (RES) ne kadar zarif ve sakin dönüyor değil mi? Bir de o kulenin tepesindeki teknisyene sorun. 100 metre yüksekliktesiniz (30 katlı bina), kule rüzgarla birlikte beşik gibi sallanıyor, etrafınızda devasa dişliler dönüyor ve aşağı inmek isteseniz en az 10 dakika sürüyor.
Rüzgar enerjisi teknisyenliği, İSG dünyasının 'Özel Kuvvetleri' gibidir. Sadece teknik bilgi yetmez, fiziksel ve psikolojik dayanıklılık da gerekir.
Asansör Yoksa Spor Var
Birçok modern türbinde servis asansörü var ama ya bozuksa? Ya da eski tip bir türbinse? Teknisyen, 100 metrelik dikey merdiveni, üzerindeki kilolarca ekipmanla tırmanmak zorundadır. Nabız tavan yapar, bacaklar yanar. Bu yüzden RES teknisyenleri, kalp-damar sağlığı açısından pilotlar gibi sıkı kontrollerden geçer.
Tırmanış sırasında 'Düşüş Durdurucu' sistemler hayati önem taşır. Merdivenin ortasındaki raya veya halata bağlanan kilit mekanizması, ayak kaydığında sizi havada asılı tutar.
Kanadın İçi: Klostrofobik Kabus
Bazen o devasa kanatların (blade) içine girip kontrol yapmak gerekir. Dışarıdan ince görünen kanadın içi, aslında bir tünel gibidir. Ama dar, karanlık, havasız ve fiberglas tozuyla dolu bir tünel. Burası tam anlamıyla bir 'Kapalı Alan'dır. Oksijen yetersizliği olabilir, zehirli gaz birikebilir. İçeri giren teknisyen, yanında gaz dedektörü ve oksijen maskesi taşımak zorundadır. Dışarıda ise mutlaka bir 'Gözcü' beklemelidir.
Yukarıda Kaza Olursa?
Yerdeki fabrikada biri bayılsa ambulans gelir, sedyeyle götürür. Peki 100 metre tepedeki daracık makine dairesinde (Nacelle) biri kalp krizi geçirirse? Ambulans oraya çıkamaz. Teknisyenler, arkadaşlarını oradan aşağı iplerle, sedyelerle ve özel indirme cihazlarıyla (Rescue Device) kendileri indirmek zorundadır. Bu yüzden GWO (Global Wind Organisation) eğitimleri, sadece işi değil, 'arkadaşını kurtarmayı' da öğretir.